Başkasının elindeki iyi, haset edene kendi eksiğini gösteren bir ayna; kırmak istediği de o ayna. Burada bir ayrım var ve çağın sırrı bu ayrımda saklı: göstermek ile söylemek. ***Bu kısır döngü — araştırmacıların ‘haset sarmalı’ dediği — kendi kendini besliyor: Haset kişiyi kendi vitrinini parlatmaya itiyor, parlayan vitrin başkasının hasedini üretiyor. Kem göze karşı boncuk asan dil, sevinci kutlarken de aynı organı seçmiş: ‘Gözün aydın.’ Kem olan da göz, aydın olması dilenen de — dil, iyiliğin ve tehlikenin aynı kapıdan girdiğini biliyor.