Bakış açılarına göre, İsrail bu meseleyi kendi yöntemleriyle zaten hallediyordu. Bu hükümet, gündeminin ilk sırasına Kudüs ve Mescid-i Aksâ’ya saldırıları, Batı Şeria’nın Yahudileştirilmesini ve Gazze ablukasının sürdürülmesini yerleştirdi. Bu, Filistin davasını heba etmek pahasına, -İsrail’in diliyle- “bölgesel barış inşası” şeklinde servis ediliyordu. Geldiğimiz nokta itibariyle baktığımızda, Aksâ Tufanı’nın üç ana hedefinin de yerine geldiği söylenebilir: 1) Filistin meselesi, artık dünya çapında gündem. Halil Hayye döneminde Hamas’ın vereceği en önemli sınav, İran’la ilişkilerin dozunu ayarlamak olacak gibi görünüyor.