AK Parti ise bugün geride bıraktığı 25 yılın sonunda artık sadece bir siyasi parti olarak değil, Türkiye›nin son çeyrek asrına damgasını vurmuş, aslında çok daha uzun bir perspektifte emsalsiz bir tarihî tecrübe olarak değerlendirilmeyi hak ediyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin yalnızca kendi güvenliğini değil, bölgesel güvenlik mimarisini de şekillendirebilecek kapasiteye ulaştığını göstermektedir. Ama bütün bunlar tek başına güçlü ve adil bir toplum meydana getirmeye yetmiyor. AK Parti’nin yola çıkarken hedeflediği şey yalnızca güçlü kurumlar değil, güçlü, adil, ahlaklı bir toplumdu. Fakat ikinci çeyrek asrın başarısı, yalnızca daha güçlü bir devlet kurmakla değil; daha güçlü bir toplum, daha sağlam bir aile, daha özgüvenli bir gençlik ve sömürgeci zihniyet kalıntılarından bütünüyle kurtulmuş bir medeniyet iddiası ortaya koyabilmekle ölçülecektir.